çok çok çok sevdiğim iki arkadaşımın (biri kız biri erkek) çıkmaya başladıktan sonra bizi ve herkesi bir kenara atıp selam sabahı kesmeleri. çok fazla koydu, biri canım ciğerim, biri kardeşim dediğim insandı!
14 aralık günü turkcell satışa sunuyor efenim, ön kayıtlarınız yok ise ümitlenmeyin çok fazla * tükenmeden almak isteyenlerdenseniz elinizi çabuk tutun.
geçen akşam taraf gazetecilerinden biri gezi parkı hareketinin barış açılımını engellemek için öne sürüldüğünü savunuyordu. bakalım buna ne kılıf uyduracaklar?
şimdi böyle bir cümle kurup güvenmezliğimi, kızgınlığımı kendimce dışarı vurdum. bilgisayarımın karşısında. yanımda soğuk su. hafif pervane esintisi. rahatlık? olmadı!
ısrarla canlar yanıyor, çünkü ısrarla yakılıyor. hala birileri hükümeti, polisi, askeri son derece basit mazeretlerle tüm bu olmuşları, olanları (ve olacakları) savunabiliyor. yalakalık yapmaya çalışan bir sürü gazeteci çırpınıyor. bir de insan sevgisinden, canın değerinden, kucaklayabilir olmaktan bahsediyoruz. ben, sen değil belki, ama birileri.
inanç sahibi biri değilim. olamadım bir türlü. ama bazen gerçekten, cidden ilahi adaletin olmasını diliyorum. ben de dahil, kötülüğü bilerek isteyerek yapanın yakasına mutlaka yapışılsın, mutlaka hesabı sorulsun ve canı yakılsın.
zaten hali hazırda mutsuz olan lgbti bireyleri kabullenmeyen aileleri, kendini kabullenmemiş partnerleri, hali ve tavrı nedeniyle iş imkanlarının kısıtlı olması, renkli gibi görünen eğlence sektöründe dönen dolaplar, lgbti camiasında çok kalabalık bir çevresi olmasına rağmen aslında çokça yalnız hissetmesi, zorunlu ikiyüzlülüğe daha fazla dayanamaması gibi nedenlerle intihar etmektedirler. tabi başkalarının yaşattığı intihardan önce başkalarının mutluluğu için öldürülmesi gerekmiyorsa.
17 ekim bursa zirvesinin sinyallerini veren başlıktır. yoksa 2 yazarın buluşması flörtleşmesi inanın ki kimseyi ilgilendirmiyor. böyle olunca açılan başlık da anlamsız kalıyor. zirveler tüm yazarları kapsamalı, içine almalıdır.